Dalí'nin Sürrealist gruba katıldığı yıl yaptığı bu tablo, sanatçının bilinçaltına yaptığı yolculuğun en somut örneklerinden biridir. Eserin merkezinde yer alan devasa, gözenekli yapı üzerinde defalarca "ma mère" (annem) ifadesi yazılıdır. Bu yapı, Dalí'nin sıklıkla kullandığı "deforme edilmiş kafa" veya "uyuyan dev" figürünün bir varyasyonudur. Eser, Sigmund Freud'un teorilerinden esinlenerek, sanatçının çocukluk korkularını, arzularını ve annesiyle olan bağını simgelerle dışa vurur.
Tablo, Dalí'nin "paranoik-eleştirel" döneminin başlangıcını temsil eder. Boş ve sonsuz bir çöl manzarasında yer alan objeler, rüya mantığıyla bir araya getirilmiştir. Sağ alt köşede görülen aslan başı, Dalí'nin ikonografisinde "arzuyu ve korkuyu" simgelerken; yapının içindeki küçük boşluklar ve üzerindeki yazılar, takıntılı bir ruh halini yansıtır. Dalí, bu eserde akademik bir titizlikle nesneleri gerçekçi boyamış ancak onları tamamen gerçek dışı bir bağlamda birleştirerek sarsıcı bir etki yaratmıştır.
Rüyalarımı resmediyorum çünkü gerçeklik artık bana yetmiyor.
- Salvador Dalí