Mondrian'ın daha sonra yöneleceği tamamen geometrik ve dik açılı soyut tarzından önceki en önemli çalışmalarından biridir. Bu eser, sanatçının doğayı olduğu gibi değil, renklerin gücü ve formun enerjisiyle nasıl hissettiğini gösterir. Bir elma ağacını konu alan bu çalışma, sanatçının ışık ve renk teorileri üzerine yaptığı deneylerin (Luminizm) bir sonucudur. Akşam vaktinin yarattığı derinlik ve ağacın ateş kırmızısı dalları, izleyiciye melankolik ama güçlü bir enerji sunar.
Eserde yoğun bir Fovist etki görülür; ağacın gerçek rengi yerine kullanılan canlı kırmızı, mavi arka planla sert bir kontrast oluşturur. Dalların yayılımı, adeta bir sinir sistemi veya kan damarları gibi organik bir enerjiyle tuvale yayılır. Mondrian, bu tabloda doğadaki karmaşıklığı sadeleştirme yolundaki ilk adımlarını atmış, ağacın gövdesini ve dallarını temel birer yapısal öğe olarak kullanmıştır. Bu süreç, sanatçının yıllar sonra ulaşacağı "Izgara" (Grid) sisteminin de temelini oluşturur.
Dikey ve yatay çizgiler, evrensel uyumun ifadesidir.
- Piet Mondrian